Son zamanlar sanki,mutsuzluk bir vebaymış gibi herkes ondan kaçıyor.Mutluluk ne ki? Kime göre ,neye göre? Mutluluk;mutsuz olmama hali ise , mutsuzluk; mutlu olmama hali mi? Ne çok koç var!Bunlara ne gerek var..Yani bence… Her duygunun bir sırası bir de dokusu var.Duygular değil mi bizi zenginleştiren;niye körelteyim ki kendimi? Yani;amaaaaaaaaaaaaan! ne güzel bir makam.
İşin özeti; bir tek sahip var,benim sahibim var,öyle gönülden köleyim ki;O beni koymaz yalnız hiçbir halde,korkmam ben ve hiçbir ”makam”da da takılıp kalmam;BENİM SAHİBİM VAR.
Herşeyin bir sırası var; kim korkar hain kurttan!
Bir de bu var;
“Yaşamak değil bizi bu telaş öldürecek,
Bırakın Paris’te ılık rüzgarlarla
Taratmayı saçlarımızı,
Sevgilimizle doyasıya sohbet bile edemedik biz,
…….Gözümüz saatte söyleştik hep,
Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık.
Hep yetişilecek bir yerler vardı,
Aranacak adamlar, yapılacak işler,
……….Bir sarı lira gibi ömrümüz,
Erel BLEDA
Eee tabi bir de bu var tık


”Yaşamak değil bizi bu telaş öldürecek” ne güzel ifade etmiş. Elimden geldiğince yavaşlatmaya çalışıyorum herşeyi. Tükeniyor ve tüketiyoruz tüm hızla her şeyi…
‘Benim sahibim var’ ne güzel söylemişsin. Kelimelerin beni hep sarıp sarmalıyor. Öpüyorum, sevgiyle
Hain kurtla koyun koyuna yasiyorum birkac gunden beri.
Mutsuzluktan cips yerken buluveriyorum kendimi…
Sahibim bazen kendi halime birakiyor beni…