Başımın Tacı Ramazan

imageÇok şükür yine geldin Ramazan!
Yakındır “eski ramazanlar yok….” tekerlemesinin dillerimize dolanması .Aslında değişen ramazanlar değil de algımız bence.Çocukken nasıl berrak bir coşkuya sahip olduğumuzu hatırlayınca ,değişenin biz olduğu ortada.
Günler öncesinden başlıyor kalp çarpıntım.İçim içime sığmaz oluyor.Küçücük bir çocuk iken “annem kıyamaz da sahura uyandırmaz mı !!? acaba endişemin yerini;”uykuya yenik düşüp de evdekileri sahura kaldıramazsam !!! ” endişesine bıraktı….
Hala çok seviyorum pide sırasında beklemeyi ve hala iki örgüsünü omuzlarına sarkıtmış meraklı kız çocuğu gibi en büyük eğlencelerimden;pide sırasındaki biraz yorgun,biraz sabırsız ama çokça şükür dolu kalabalık bekleyiş.
Annem,babam nasıl da teşvik eder,özendirirlerdi bizleri.El birliğiyle kurulan ,sahurda bile üşenmeden açılan böreklerin baştacı olduğu,komşularımızla sahur sofraları ve asla yalnız iftar edilmeyen mütevazi ama kocaman iftarlar… Allah hepsinden razı olsun. Uğurladıklarımıza rahmet, geride kalanlarımıza ömür olsun inşallah.Ve yuvalarımızda,yavrularımızla aynı ruhani havayı yaşamak,yaşatmak bizlere de nasip olsun.
Bu ramazan bambaşka bir halet-i ruhiye içerisindeyim.İlk defa yetmeyen,yetinemediğim bir öğrenme,anlama ve anlamlandırma açlığı içindeyim.
Duam o ki;
bu güzel vakitleri layıkıyla idrak edebilelim.Bedenlerimiz açlıkla terbiye ile temizlenip,arınır ve yenilenirken ,ruhlarımız doysun.Gerçek ihtiyaç sahiplerine merhem olabileceğimiz zamanlarımız olsun.Dargınlıklar,küslükler;sevgi ile büyütülen kalplerde terk edilsin.Yaşlılarımızı,hastalarımızı,akrabalarımızı,komşularımızı kollayıp, gözetebileceğimiz çocukları sevindirebileceğimiz zamanlar olsun.Zulmedenlerin zulmü dursun,mazlumun yüzü gülsün.
Kalbimi de seninle doldur Allah’ım!
Hayırlara vesile olacak,bedenlerimize ve ruhlarımıza şifa bir ramazan olsun inşallah tüm sevdiklerim.
dijle…

MUTLULUK REÇETESİ;Doğal Beslenme

1916181_10153940913283766_1562831582007516894_n

 

Bugün benim için çok değerli bir dostumdan ve ilmek ilmek sevgi ile emek ile donattığı kitabından bahsetmek istiyorum.

Kendisine seslendiğim haliyle Mine’m; hayatımdaki mihenk taşlarından biri.Belki kendi bile bilmez ama hayatımın öyle anlarında bazen bilerek bazen hiç habersiz öyle bir dokunmuştur ki kalbime,başka bambaşkadır yeri yüreğimde.

Ama benim için kıymeti sadece bana olan dostluğu olmayıp,yaşam seçimleri ile de pek çok kere bana ve çevresine ilham kaynağı olmuştur.

İşte bu güzel kadın bu kere sadece kendini tanıyanlara değil , kitabının sayfalarını aralayanlara da ilham olmak üzere ilmek ilmek sevgi ve emekle beslediği;bedeni,ruhu,evlatları,eşi ve mutfağıyla sizi farkındalıkla yaşayacağınız bir  serüvene davet ediyor.

“Serüveniniz anne olmaya karar verdiğinizde mi yoksa vücudunuzun kendi hikayesini yazmaya karar verdiğinizde mi başlayacak?Hangi ruhu seçerseniz seçin,serüveniniz bedeninizi tanıyıp yola çıktığınızda kendi hikayesini yazacak.Önce siz ve sizin gücünüz,hikayeyi yazmanın hazzını yaşamak üzere yola çıkalım.”

12742126_10153940913358766_607553709767532062_n

“….yediklerinizin kölesi değil,ev sahibi olmalısınız!”

10175989_10153940913263766_1466803315606780_n

 

“Yaşama dair ne yaparsan tüketmeden yap,yediğin her tada anlam kat!Sınırını bildiğin gıdaların sinirlerini ve ruhunu iyileştirdiği bir hayat,ne kadar az tüketirsen o kadar paylaştığın bir yaşam dönüşür!”

12741895_10153940913218766_1684437060965573627_n

“Tatlı yemek için şekere,

Mutlu olmak için hediyeye,

Bir yerden bir yere ulaşmak için dünyayı kirletmeye ihtiyacımız yok.

Bize bir tek sevgi yetmeli.

Çocuklarımıza büyük hediyeler,oyuncaklar değil;yeşil,mavi ve renkli bir hayat bırakmalıyız!”

12744540_10153940913228766_119199578795239006_n

“Beslenmenizin ilk kuralı EMEK  olacak.Her ne yapıyorsanız emek vereceksiniz.Kolay yolu seçmek yenilgiyi kabul etmektir.”

Hamiş; Kitabın facebook sayfası için tık tık

İnternet üzerinden satın almak için tık tık

DİLERİM Kİ MİNE’M BU KİTAPLA SADECE KENDİ ÇOCUKLUK HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRMEKLE KALMAZ;PEK ÇOK YAŞAMA İLHAM DA OLUR!

HAYATA VE SEVDİKLERİMİZE EMEKLE DOKUNABİLMEK DİLEĞİYLE,DOSTÇA KALIN BENİM TÜM SEVDİKLERİM.

Dijle…

Ezeltesi;40.yaşımdan Ezel’e sevgilerimle

IMG_2313

 

 

 

Canım yavrum;çoğunluğun Tanrılığa soyunduğu bu çağda,kul olmanın insanı her şey ve herkesten emin hissettiren hal’i için canım feda…

Bir su gibi geçti 40 yıl.Bedenim,ruhum bir de resmi kaydım çok farklı yaşlarda.Ama az ,ama çok ,yaşanmışlıklarla benim de iki çift lafım oldu sana.

Sev! Kendini ve tüm yaratılmışları.

İnan! İnan ki,kalbinle yaptığın her şey sana dönecektir.

Şükret! Seni çoğaltıp,kollayacaktır!

Paylaş! Paylaşmadıkça ne kazandığının ne bildiğinin ne önemi var.Asla yalnız yeme!

Tüm ideolojilerden uzak,’izm’lerin dışında “insan “ olmaya inan yavrucuğum.Çünkü ben 40. yaşımda şu yada bu sebeple bana nüfuz etmiş, bulabildiğim ne kadar yargım varsa hepsini bir bir soyunmaya çalışıyorum.Sen bunun için benim kadar bekleme evladım.

Kendi halinin iyiliğine bir başkasının haline göz ucuyla baktıktan sonra karar verme canım yavrum! Bir başkasının müşkülünden kendine şükür çıkartma.Gün ne getirir,Yaradan ne diler bilinmez.

Bil ki; her şey bir kaide ile ve nasibince.İbret al da böbürlenme !

Akraba,dost,arkadaş komşu ne güzeldir.Sarıverir etrafını,insana kendini bu dünyada zengin hissettirir.İnsan,insanın kurdu değil yurdu’dur canım kızım.Lakin hiç unutma! Seni insanlara bağlayan;ne kan bağı,ne menfaat,ne korku ne de toplumun herhangi bir dayatması olmasın.İnsanlarla tek bağın sevgi olsun.

Haksızlığa uğradığında ;sabırlı ol ! Ama kendine yada bir başkasına yapılan haksızlığı görmezden gelme,duymadım deme,sessiz de kalma!Sırasını bekle,sıranı bekle ama itirazsız bırakma! Sen de sakın ola, ne kendine ne de başka bir canlıya haksızlık yapma.

“Merhaba!” de ve “Günaydın” ve “İyi günler”….

“Nasılsınız?” dediğinde,insanların cevabını gerçekten dinle.

Şükrettiğin kadar hayatına iyilikle dokunan her şeye ve herkese teşekkür etmeyi de unutma!

Mağazada baktığın kazağı katla.Tezgahtar ya yarı mahçup teşekkür edecektir ya da seni ciddiye almayı bırakacaktır.Ama sen o kazağı katla yavrucuğum.İnan bu seni daha iyi bir insan yapmaya devam edecektir.

Vaktin senin naktindir!Vaktini senin için vakti olanla,gerçekten ihtiyaç duyduğun ve gerçekten ihtiyacı olanla bölüş!

Samimi,açık,sade bir üslubun açamayacağı kapı yoktur, inan!

Emek isteyen her şeye hakkını vermek gerek.Onlar sana zaten misliyle döner.Evlat gibi,aşk gibi,ailen gibi,dost gibi,hayat gibi,çalışmak gibi….

İnsanlar ,kendilerine benzeyenin yanında güvende hissederler.O yüzden farklılıklara karşı tahammülsüz ya da yargılayıcı davranabilirler.Bunlar seni,sen olmaktan,kendin gibi olmaktan vazgeçirmesin!Bilmelisin ki; -miş gibi yaşamlar ziyandır,sahipleri ise pusulasız!

Şartlı,şurtlu konuşanlardan,parmak sallayanlardan da hiç hazetmedim.Yine de sen bilirsin.

Dinle,araştır,tart,danış! Ama yaşamının dümenini kendinden başka hiç kimseye teslim etme!

Yalnız kalmaktan korkmadan,içindeki en derin güce inan! Kendi değerinin ve sahip olduklarının farkında olarak ama en çok da Yaradan’a sığınarak kendi yolunda ilerle!

Canım evladım,gözümün nuru Ezel!

Tüm bu yazdıklarımla endişeye düşme.Yaşamı ve canlıları içinden çıkılmaz,karmaşık bir örgü diye düşüncelere dalma.

Sadece ; kendini ifade etmeyi öğrenme işini, 40 yaşına bırakmazsan inan rahat edersin yavrucuğum.

Bilmeni isterim ki,bu yaşıma kadar yaptıklarım(doğru yada yanlış) ve yapamadıklarımla ben bir bütünüm…

Sevgi,benim hayatımda hep başlangıç noktam oldu.Sanırım bundan sonra da böyle gidecek.Onun içindir ki yavrucuğum, sana tek tavsiyem ve asıl tavsiyem “sevgi” nin daima yanında olmasıdır.

Rahmetli dedeciğim “Çok laf yalansız olmaz derler” diye söylenirdi bu kadar uzattığımı görse.Eminim sen de baban yanındaysa “duygusala bağladı annem !” diye şikayet edeceksin.

Ben yine yazarım sana kısmetse.

Kara gözlerinden öperim.

Annen Dijle….

EZELTESİ;eve dönüş…

IMG_2792

 

 

”  Mazi daima mevcuttur.Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya  ve anlaşmaya mecburuz ./ Ahmed Hamdi Tanpınar  “

 

Hepimizin başına geliyor değil mi;unuttuğumuzu sandığımız o his,ansızın ve çoğunlukla da hiç beklemediğimiz bir anda tutuveriyor yakamızdan.

Çünkü kalpte çarpıntı yapanlar unutulmuyor.Kalbe giren her ne ise sadece “dönüşerek” yaşamaya devam ediyor.

Yok sayarak yok olmuyor ya işte;benim kendimce bulduğum yöntem ise kalbimin dönüştürmesine yardım etmek,istediğim şeye dönüştürmek.

Bazen üstünden defalarca geçmek gerekiyor…

Kemiklerin ince ince sızlayana,ruhun can parçalarına ayrılana kadar.

Kendime tavsiyemdir ;kötü hissettiren her duyguya o beni girdabına sürüklemeden kendim dönüyorum.İnsanlar arası ilişkilere dair hiçbir şeyi dramatize etmeden bilakis sadeleştirerek algılamaya çalışıyorum.Ve bunun için kesinlikle ciddi bir mesai harcıyorum.Kapıları bir bir kitlenen her iç odama;merhaba ben geldim diyorum!

Hamiş; sosyal medya hesaplarımı kullanmayalı henüz  1 hafta oldu.İlk gün çok kahraman gibiydim de 2. gün sanki bir kalp çarpıntısı,kaçırıyorum! hissi oldu,3. günden sonra bir rahatlama ve hatta hoşlanma.Arada Yusuf’un akıllı telefonundan , kapı deliğinden bakar gibi bir iki kaçamağım da olmadı değil:) Ama görüyorsun ki sanal bir sosyal mahallede olmaman büyük bir boşluk yaratmıyor:) Ve mahalleden taşınmış olmak da seni değersiz kılmıyor:) Hatta sanki günler uzadı,zaman yavaşladı. Yine de diyetimin sonunda mahalleme döneceğim günü de iple çekiyorum.

Güzel bir hafta dilerim benim tüm sevdiklerim…

Dijle

 

 

 

 

 

Teşekkür Ederim

11106469_10153202316618766_1173422860_n

Kendinizle sohbet eder misiniz? Ben ederim! Sık sık içime nasılsın diye seslenir halimi hatırımı sorar,iyiliğimi yoklarım.

Arada kulağımı çeker,sık sık da saçlarımı okşarım. En az yaptığım sırtımı sıvazlamak! Kendimi sevsem de yeterince beğenmem.Hep bir kulp bulur bazen de gereksiz yere yorarım.

Kimbilir belki de yaklaşan yıl ile ilgili kişisel hedeflerimden biri de bu olmalı;kendimi de takdir etmek!

Ama  derseniz ki ;aman Dijle ,canım Dijle hiç insan kendini beğenmeden yaşayabilir mi? Elbet var benim de elle tutulur yanım:)

Çok sayıda sevdiğimin de , bazen yüzüme açıkça söylediği bazen ima ettiği haliyle; ağdalı duygusal dünyama tezat,iflah olmaz bir iyimserim. Bu yüzden Polyanna’dan bile çıkıp sabah şekeri ağırlığında! ağırlandığım çok olmuştur.Ama ben bu haller  de bile anlamamazlıktan gelecek kadar iyimserim:))

Çünkü ben hayatı teşekkürle ve şükürle kucaklarım.Bilirim ki her ne olursa iradem doğrultusunda Yüce Yaradan’ın takdirinin tecellisidir.Ve bana yönelen her eylem ve söz de aslında sahibine aittir. Galiba ben huzurun;etrafımda olan biten hiçbir şeyi kişiselleştirmemekte olduğunu öğrendim. 

Teşekkür edelim tüm sevdiklerim.Doğan her gün ve batan güneş için… Kendi ve sevdiklerimizin varlığı için… Hala vaktimiz varken bol bol teşekkür edelim!

Teşekkür ve şükranlarımla….

 

Dijle

Teşekkürler Hayat Tık..Tıkk

Teşekkürler hayat, verdiğin her şey için;
her açtığımda siyahı beyazdan, cennetin huzmesini karanlıktan,sevdiğim erkeği kalabalıktan çıkarıp bana sunan gözlerim için.

Teşekkürler hayat,verdiğin her şey için;
hayatın sesi ve kelimelerim düşüncelerim, ettiğim kelamlar,annem, dostlarım, kardeşim ve parlayan güneş ve aşkın izleri için.

Teşekkürler hayat, verdiğin her şey için;
duyduğum tüm sesler; gece, gündüz,ağustos böcekleri, kanaryalar, çekiçler,motorlar, köpek bağırışları, rüzgarve yarin sakin fısıltıları için.

Teşekkürler hayat, verdiğin her şey için;
caddelerinde, göl kıyılarında, dağlarında ovalarında, leb-i deryada yahut suya hasret çöllerinde
ve evlerinde yorulan adımlarım için.

Teşekkürler hayat, her şey için;
yıkıntılardan kendimi yeniden yaratabildiğim ve yeniden hayata sunabildiğim için,
kahkahalarım, göz yaşlarım ve bu şarkı için

her şey için teşekkürler…